AFFETME REHBERİ

Bu rehber önce affetmenin ne demek olduğunu derinlemesine anlamanız ve sonrasında affetme aşamasına nasıl geçeceğiniz konusunda sizi yol göstermesi amacı ile hazırlanmıştır.

Affetmek: Özgürlüğe Açılan İçsel Kapı

Affetmek;
sevmek değildir.
Yakınlaşmak değildir.
Hayatına yeniden almak değildir.
Konuşmak, açıklamak, anlaşmak değildir.

Affetmek;
enerjisel bir bağın çözülmesidir.
Zihnin, kalbin ve bedenin taşıdığı görünmez yüklerin serbest bırakılmasıdır.

Çoğu insan affetmeyi yanlış anlar.
Onu bir erdemden çok bir taviz,
bir zayıflık ya da bir mecburiyet sanır.

Oysa affetmek, karşı tarafla ilgili değil;
tamamen kişinin kendi iç dünyasıyla ilgilidir.

Nefretin Ağırlığı

Nefret, insanın ruhunu ağırlaştırır.
Bakışı daraltır, algıyı bozar.
Zamanla insan, yalnızca karanlığı görmeye başlar.

Oysa bu dünyada kimse yalnızca iyi ya da yalnızca kötü değildir.
Her insan kendi yaralarıyla, korkularıyla ve bilinç düzeyiyle hareket eder.
Sadece kötülüğe odaklanan bir zihin;
bir süre sonra şüphe, karamsarlık ve umutsuzlukla kuşatılır.

Nefretle yaşamak;
hayatla kavga halinde yaşamaktır.
Ve bu kavga insanı yorar.

Affetmek Bir Seçimdir

Affetmek zorla olmaz.
Baskıyla gerçekleşmez.
Zamanı gelmemiş bir affediş, yalnızca bastırmadır.

Affetmek için insanın içsel olarak hazır olması gerekir.
Çünkü affetmek bir emir değil,
bilinçli bir seçimdir.

Ve evet, affetmek bir süreçtir.
Bir anlık bir kararla gerçekleşiyor gibi görünse bile,
arkasında uzun bir içsel yolculuk vardır.

Affettiğinizde kimse size borçlu kalmaz.
Karşı tarafın değişmesini bekleyemezsiniz.
Anlamasını, pişman olmasını, telafi etmesini ya da
sizin istediğiniz kişi olmasını da bekleyemezsiniz.

Çünkü affetmenin amacı başkasını iyileştirmek değil,
kendinizi özgürleştirmektir.

Acının Sahibi Kim?

Sizi inciten kişinin hayatta olması ya da olmaması,
duyduğunuz acının yoğunluğunu değiştirmez.
Çünkü o acı artık sizin içinizdedir.

Affetmek kolay değildir.
Ama özgürleşmenin başka bir yolu da yoktur.

Birçok insan affetmenin;
yapılanları haklı bulmak,
olan biteni kabul etmek,
ya da haksızlığı yok saymak olduğunu düşünür.

Oysa affetmek;
geçmişin bugünü yönetmesine izin vermemektir.
Eski anıların ruhunuzu rehin almasına son vermektir.

Affetmek Ne Değildir?

Affetmek;
– sevmek değildir.
– ilişkiyi sürdürmek değildir.
– konuşmak değildir.
– kucaklamak değildir.
– suçsuz bulmak değildir.
– haklı çıkarmak değildir.

Affetmek;
öfkenin, kırgınlığın ve nefretin hapishanesinden çıkmaktır.

Duygusal Unutma

Zihinsel unutma mümkün değildir.
İnsan yaşadıklarını silmez.
Ama affetmek;
duygusal yükü bırakmaktır.

Bu yüzden affetmenin diğer adı:
duygusal unutmadır.

Hatırlarsınız…
Ama artık içiniz yanmaz.

İnsan Olmanın Gerçeği

Bu dünyada kim,
kimseyi kırmadan yaşamıştır?
Kim hiç kırılmamıştır?

Öfke, kızgınlık, darılma, küskünlük…
Bunlar insan olmanın doğal parçalarıdır.

Ama bu duygulara tutunmak;
anı kaçırmak demektir.
Mutluluğu ertelemek,
hayatı ağırlaştırmak demektir.

Gerçek Güç

Affetmek;
haklı olduğunuz halde öfkeyi bırakabilmektir.
Cezalandırma isteğini yenebilmektir.

Bu bir zayıflık değil,
yüksek bir bilinç halidir.

Affetmek yapılanı yok etmez.
Ama sizi o olayın tutsağı olmaktan kurtarır.

Ve affetmek asla sahte bir fedakârlık değildir.
İçinizde fırtına koparken “her şey yolunda” demek affetmek değildir.
Bu yalnızca kendinize yalan söylemektir.

Bastırılan öfke bir gün daha sert geri döner.
Ve insan, kendi karanlığıyla yüzleşmek zorunda kalır.

Borcu İptal Etmek

Birini affetmek;
ona olan beklentiyi iptal etmektir.

Affetmemek ise;
hâlâ bir şey beklediğinizi gösterir.
Bu beklenti intikam bile olsa…
Sizi o kişiye bağlar.

Affetmek;
asla gerçekleşmeyecek beklentileri bırakmak,
kendinizi yakan ateşi söndürmektir.

Serbest Bırakmak

Artık sizi üzen insanları bırakın.
Onları serbest bırakın.
Ve en önemlisi, kendinizi serbest bırakın.

Bağları koparın.
Yükleri indirin.
Ruhunuzu hafifletin.

Şimdi o pencereden yeniden bakın.
Hayat ne kadar berrak…
Ne kadar sessiz…
Ne kadar geniş…

İşte şimdi gerçekten özgürsünüz.
Şimdi anın içinde kalın.
Ve hayatı, ilk kez gerçekten yaşıyormuş gibi yaşamaya başlayın.

NASIL AFFEDEBİLİRİM?

Affetmenin İçsel Yolculuğu

Affetmek bir düğmeye basmak değildir.
Bir karar anından çok, bir sürece izin vermektir.

Bu yüzden “nasıl affedilir?” sorusunun tek bir cevabı yoktur.
Ama izlenebilecek bir içsel yol vardır.

Aşağıdaki adımlar, affetmeyi zorlamak için değil,
ona alan açmak için vardır.


1. ADIM – OLANI OLDUĞU GİBİ KABUL ET

Affetmenin ilk adımı, olan biteni inkâr etmemektir.
“Olmadı”, “önemsizdi”, “abartıyorum” demek affetmek değildir.

Kendine dürüstçe şunu söyle:

“Bu beni incitti.”

Suçu dağıtmaya, gerekçe bulmaya, hafifletmeye çalışma.
Affetme, gerçekle temas ederek başlar.


2. ADIM – DUYGUNUN VARLIĞINA İZİN VER

Öfke varsa, öfke vardır.
Kırgınlık varsa, kırgınlık vardır.

Bu duygular “yanlış” değildir.
Onlar sadece bir mesajdır.

Affetmeye çalışmadan önce,
duygunun var olmasına izin ver.

Duygular bastırıldığında geçmez.
Görüldüğünde çözülür.


3. ADIM – AFFETMEYİ BİR HEDEF DEĞİL, NİYET YAP

Affetmek şu an mümkün olmayabilir.
Bu çok insani bir durumdur.

Ama şunu yapabilirsin:

“Henüz affedemiyorum ama bir gün affedebilme ihtimaline açığım.”

Bu cümle bile, enerjide bir kapı açar.

Affetmek bazen niyetle başlar,
eylem daha sonra gelir.


4. ADIM – KARŞI TARAFI DEĞİL, KENDİNİ MERKEZE AL

Affetmek, karşı tarafın ne yaptığıyla ilgili değildir.
Onun pişmanlığı, farkındalığı ya da değişimi senin sürecinin parçası değildir.

Sorulması gereken soru şudur:

“Ben bu yükü taşımaya devam etmek istiyor muyum?”

Affetme, başkasına yapılan bir iyilik değil,
kendine verilen bir özgürlüktür.


5. ADIM – BEKLENTİYİ SERBEST BIRAK

Affetmenin önündeki en büyük engel beklentidir.

Bir özür beklentisi…
Bir telafi beklentisi…
Bir “anlasın” beklentisi…

Beklenti olduğu sürece bağ devam eder.

Affetmek,
“Benden alacağını iptal ediyorum” demektir.

Bu cümle zor gelebilir.
Ama özgürlük tam olarak burada başlar.


6. ADIM – ENERJİSEL BAĞI BİLİNÇLİ OLARAK ÇÖZ

Zihinde affetmek yetmeyebilir.
Beden ve enerji hâlâ tutuyor olabilir.

Bunun için basit bir içsel çalışma:

Gözlerini kapat.
Karşında o kişiyi hayal et.
Kalbiniz arasında bir bağ olduğunu fark et.

Ve içinden şunu söyle:

“Sana ait olanı sana bırakıyorum.
Bana ait olanı kendime geri alıyorum.”

Zorlamadan.
Tekrar tekrar.


7. ADIM – ZAMANA SAYGI DUY

Affetmek bazen günler sürer.
Bazen aylar.
Bazen yıllar.

Kendini yargılama.
“Hâlâ affedemedim” demek yeni bir yük yaratır.

Affetme, olgunlaştığında gerçekleşir.


8. ADIM – AFFETMENİN İLİŞKİ DEĞİL, SERBESTLİK OLDUĞUNU HATIRLA

Affetmek;
barışmak zorunda olmak değildir.
Hayata geri almak değildir.
Yakınlaşmak değildir.

Affetmek;
içsel bir bağın çözülmesidir.

Ve bu çözülme gerçekleştiğinde,
kalpte hafiflik olur.
Bedende genişleme olur.
Nefeste rahatlama olur.

Bu işaretler geldiğinde bil ki,
affetme başlamıştır.


SON CÜMLE

Affetmek, bir anda olan bir şey değil,
bir gün fark ettiğin bir içsel hâldir.

Bir sabah uyanırsın
ve artık acının seni yönetmediğini anlarsın.

İşte o an,
affetmişsindir.

Emre Konuralp